21:15
22 Eylül 2024
Küresel Gaz Taşımacılığında Yeni Dönem: LPG, Etan ve Amonyakta Rekor Büyüme ve Artan Risk Profili
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
10 Dec 2025
Küresel enerji piyasalarında yaşanan dönüşüm, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG), etan ve amonyak taşımacılığına yönelik ticari akışları yeniden şekillendiriyor. UK P&I Club tarafından yayımlanan güncel analiz, hem mevcut piyasa dinamiklerini hem de bu ürünlerin taşınmasında karşılaşılan operasyonel ve güvenlik odaklı zorlukları ayrıntılı şekilde ele alıyor.
Küresel enerji piyasalarında yaşanan dönüşüm, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG), etan ve amonyak taşımacılığına yönelik ticari akışları yeniden şekillendiriyor. UK P&I Club tarafından yayımlanan güncel analiz, hem mevcut piyasa dinamiklerini hem de bu ürünlerin taşınmasında karşılaşılan operasyonel ve güvenlik odaklı zorlukları ayrıntılı şekilde ele alıyor.
Rapora göre LPG ve etan ticareti, arz-talep dengesindeki değişimler ve petrokimya sektörünün büyümesiyle istikrarlı bir yükseliş eğiliminde. Amonyak ise özellikle enerji dönüşümü ve karbon nötr yakıtlar çerçevesinde taşıma hacmini artırmaya aday bir ürün olarak öne çıkıyor.
UK P&I Club’ın yayımladığı “Expanding Gas Trades: Perspective on LPG, Ethane and Ammonia Carriage” başlıklı rapor, küresel enerji piyasalarında LPG’nin (özellikle propan ve bütan) deniz taşımacılığında en hızlı büyüyen emtialardan biri haline geldiğini ortaya koyuyor.
LPG; konut ve araç yakıtı olarak yaygın şekilde kullanılmasının yanı sıra petrokimya sektörüne kritik bir girdi sağlıyor. Aynı zamanda, küresel ölçekte yürütülen “karbonsuzlaşma” ve “enerji dönüşümü” politikaları kapsamında köprü yakıt konumunu güçlendirerek stratejik önem kazanıyor.
Rapora göre Asya, hâlâ dünyanın en büyük LPG ithalat bölgesi olmayı sürdürüyor. Küresel ihracatın yaklaşık %80’i ise Orta Doğu ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından karşılanıyor. Bu iki bölge, hem üretim kapasitesi hem de lojistik üstünlükleriyle piyasanın yönünü belirlemeye devam ediyor.
LPG’nin yanı sıra, etan ve amonyak taşımacılığı da dikkat çekici bir yükseliş içinde. 2024 yılında ABD’nin etan ihracatı günlük 492.000 varil ile tüm zamanların rekoruna ulaştı. Enerji dönüşümünde potansiyel bir sıfır karbon yakıt olarak değerlendirilen amonyak için ise rapor, küresel ticaret hacminin 2050 yılına kadar 160 milyon tona çıkabileceğini öngörüyor.
Bu veriler, gaz taşımacılığı piyasasının önümüzdeki yıllarda hem enerji güvenliği hem de yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda daha da kritik bir rol üstleneceğine işaret ediyor.
Değişen Denizyolu Taşımacılığı Profili: Gaz Filosu Yeniden Şekilleniyor
Küresel gaz ticaretindeki hızlı dönüşüm, yalnızca hacim artışıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda denizyolu taşımacılığında kullanılan filonun yapısını da köklü biçimde değiştiriyor. Artan talep ve teknik gereklilikler, daha özel ve ileri mühendislik çözümleri gerektiren gemi tiplerinin devreye alınmasını zorunlu kılıyor.
LPG taşımacılığında uzun yıllardır kullanılan tam basınçlı (Fully Pressurised – FP) cep gemilerinden yarı basınçlı/soğutmalı (SP/FR) ve tam soğutmalı gemilere; oradan da devasa “Very Large Gas Carriers” (VLGCs) sınıfına uzanan geniş bir filo yapısı bulunuyor. Ancak sektör artık bununla sınırlı değil. Etan ve amonyak talebindeki artış, bu iki ürün için özel olarak tasarlanmış daha sofistike gemilerin inşasını hızlandırıyor.
Özellikle etan taşımacılığı için geliştirilen “Very Large Ethane Carriers” (VLECs), teknik açıdan LNG gemileriyle benzer bir disiplin gerektiriyor. Yaklaşık atmosferik basınçta ve –89 °C seviyesinde taşımacılık yapabilen bu gemiler; gelişmiş tank tasarımları, membran veya Tip-B tank sistemleri, kriyojenik çelik malzemeler ve etkili boil-off gaz yönetimi gibi yüksek mühendislik gereksinimlerine sahip. Bu özellikler, etan taşımacılığını sektörün en zorlu uzmanlık alanlarından biri haline getiriyor.
Sonuç olarak, küresel gaz ticaretinde LPG'nin yanı sıra etan ve amonyak gibi alternatif ve kömür karşıtı enerji hammaddeleri hızla önem kazanıyor. Bu yapı, yalnızca ticaret hacmini büyütmekle kalmıyor; aynı zamanda taşımacılık altyapılarını, gemi mimarisini ve risk yönetimi stratejilerini de yeniden tanımlayan bir dönüşüm dalgasını beraberinde getiriyor.
Gaz Taşımacılığında Teknik ve Operasyonel Riskler Artıyor
Küresel gaz ticaretinin hızla büyümesi, LPG, etan ve amonyak taşımacılığında kullanılan gemilerin teknik gereksinimlerini ve operasyonel risklerini daha karmaşık hale getiriyor. UK P&I Club’ın değerlendirmesine göre, farklı gemi sınıfları arasındaki basınç, sıcaklık ve malzeme gereksinimleri, güvenlik ve sigorta süreçlerini doğrudan etkiliyor.
Gemi Tasarımındaki Teknik Zorluklar
Küçük kapasiteli FP (Fully Pressurised) sınıfı gemiler (≤ 3.000 m³), LPG’yi 17–18 bar basınç altında ve ortam sıcaklığında taşıyor. Ancak sık liman operasyonları, manuel hortum bağlantıları ve sınırlı otomasyon düzeyi nedeniyle manifold sızıntıları ve küçük ölçekli gaz kaçakları gibi kritik riskler gündeme geliyor.
SP/FR (Semi-Pressurised / Refrigerated) segmentindeki 5.000–20.000 m³ kapasiteli gemiler, hem basınçlı hem de soğutmalı terminallerden yük alabilme esnekliği sunuyor. Buna karşın, operasyon sırasında basınçlı sistemden soğutmalı sisteme geçiş, vana sıralama hataları ve kompresör mantık arızaları gibi ciddi hata ihtimallerini beraberinde getiriyor.
Uzun mesafeli taşımalar için yoğun şekilde kullanılan FR ve VLGC sınıfı gemiler (30.000–85.000 m³), LPG’yi –48 °C civarında ve atmosferik basınçta taşıyor. Prizmatik çelik tanklar, gelişmiş reliquefaction üniteleri ve sıkı sıcaklık-baskı kontrol sistemleri bu gemilerin temel bileşenleri arasında yer alıyor.
Etan taşımacılığında kullanılan VLEC’ler (Very Large Ethane Carrier) ise teknik açıdan bir üst segmente işaret ediyor. –89 °C seviyelerinde neredeyse atmosferik basınçta çalışan bu gemilerde membran veya Tip-B tank tasarımları, kriyojenik çelikler ve kapsamlı boil-off gaz yönetimi bulunuyor. Teknik karmaşıklık seviyesi nedeniyle bu gemiler, LPG tankerleri ile LNG taşıyıcıları arasında bir “köprü” niteliği taşıyor.
Emniyet, Çevre ve Sigorta Riskleri
LPG ve etan buharlarının havadan daha ağır olması, statik yük birikimi veya manifold kaçakları durumunda ciddi yangın ve patlama risklerini ortaya çıkarıyor. Bu nedenle SIGTTO prosedürlerine tam uyum, operasyon güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle etan taşıyan gemilerde, sıcaklık geçişleri veya düzensiz soğuma nedeniyle tanklarda kriyojenik stres oluşabiliyor. Bu durum, kırılganlık artışı ve yapısal çatlaklar gibi ciddi teknik arızalara yol açabiliyor.
Kargo spesifikasyonlarında meydana gelen küçük sapmalar bile sektör açısından önemli bir risk teşkil ediyor. Propan-bütan oranındaki değişiklikler, nem varlığı veya iz elementler yükün “off-spec” sayılmasına, böylece alıcı tarafından reddine ve sigorta uyuşmazlıklarına yol açabiliyor.
Özellikle STS (Ship-to-Ship) transferlerinde yetersiz demirleme, uygun olmayan fenerleme ya da eksik Emergency Shut Down (ESD) sistemleri, hem kirlilik hem de ekipman hasarı riskini ciddi şekilde artırıyor. Buna ek olarak, LPG taşımacılığında belgeleme ve ölçüm standardı kritik önem taşıyor. Termodinamik düzeltme hataları, yanlış kalibrasyon veya eksik kargo günlükleri, shortage veya contamination iddialarında gemi sahibinin savunma zeminini zayıflatıyor. P&I koruması açısından en tartışmalı alanlardan biri ise LOI (Letters of Indemnity) süreçleri. Orijinal konşimentonun bulunmaması, alıcı veya varış limanı değişiklikleri, onaysız STS operasyonları ya da gemi üzerinde karıştırma-ısıtma talepleri, sigorta kapsamının tamamen geçersiz sayılmasına yol açabiliyor.
Amonyak–Propan Çift Yük Operasyonunda Risk Yönetimi
Amonyak (NH₃), hem yeniden yükselişte olan bir emtia hem de potansiyel bir karbon nötr deniz yakıtı olarak ön plana çıkıyor. Ancak toksik, korozif ve nemle temas ettiğinde amonyum hidroksit oluşturan yapısı nedeniyle taşımacılık açısından yüksek risk barındırıyor. UK P&I Club raporu, bir LPG gemisinin aynı seferde amonyak ve propan taşıma girişimini örnek vaka olarak ele alıyor. Geminin “Certificate of Fitness (COF)” belgesinde her iki yükün taşınabilir olarak belirtilmesine rağmen, kimyasal uyumsuzluk ve sızıntı ihtimali nedeniyle operasyon yüksek riskli sınıfına alındı.
Teknik değerlendirme sonrasında; sistemlerin fiziksel ayrımı, vana ve boru hattı bütünlüğü, NH₃ ve C₃ için ayrı gaz dedektörleri, gereksiz hatların devre dışı bırakılması, kapsamlı belge yönetimi ve artırılmış kişisel koruyucu ekipman kullanımı gibi önlemler uygulandı. Bu sıkı prosedürler sayesinde operasyon sorunsuz tamamlandı ve yükler spesifikasyonlara uygun şekilde teslim edildi.
Küresel LPG, etan ve amonyak ticaretindeki hızlı büyüme, yalnızca taşıma hacmini değil, aynı zamanda gemi inşa yatırımlarını, alternatif yakıt stratejilerini ve sigorta–hukuk altyapısını da yeniden şekillendiriyor. Sektör analizleri, özellikle etan ve amonyağa yönelik talep artışıyla birlikte gaz taşımacılığı filosunun önümüzdeki yıllarda köklü bir dönüşüm yaşayacağını ortaya koyuyor.
Filoda Yenilenme ve Yeni İnşa Siparişleri Hızlandı
Drewry’nin uzun vadeli projeksiyonlarına göre, etan ve amonyak taşımacılığındaki büyüme eğilimi, VLEC (Very Large Ethane Carrier) ve VLAC (Very Large Ammonia Carrier) gibi özel amaçlı gemiler için yeni bir yatırım dalgasını tetikliyor. 2024 itibarıyla artan sipariş miktarı, LPG/etan/amonyak segmentinde tonaj genişlemesinin hız kazandığını gösteriyor.
Bu eğilimin arkasında üç temel dinamik bulunuyor:
• Petrokimya sektöründeki genişleme,
• Fosil yakıtlardan geçiş için temiz ara yakıt arayışı,
• Amonyak gibi düşük karbonlu enerji kaynaklarına yönelik hazırlık süreci.
Analistler, gemi sahiplerinin önümüzdeki yıllarda daha fazla “özel tasarım gaz gemisi”ne yöneleceğini, bunun da filonun teknik profiline doğrudan etki edeceğini belirtiyor.
Amonyak: Hem Emtia Hem Yakıt Olarak Stratejik Konuma Yükseliyor
Amonyak, yalnızca ticari bir yük değil; aynı zamanda denizcilikte geleceğin potansiyel yakıtı olarak görülüyor. UK P&I Club’ın değerlendirmesine göre, amonyağın sıfıra yakın karbon ayak izi ve depolama/taşıma verimliliği, onu sektör için stratejik bir enerji kaynağına dönüştürüyor.
Bu dönüşüm, gemi tasarımlarından yakıt sistemlerine; terminal altyapısından emniyet prosedürlerine kadar geniş bir yelpazede uyum gerektiriyor. Dolayısıyla amonyak, hem yatırım açısından fırsat sunuyor hem de gemi sahipleri ve operatörler için yeni operasyonel yükümlülükler anlamına geliyor.
Sigorta ve Hukuki Uyum Gereksinimleri Artıyor
Enerji geçişinin hızlandığı bu yeni dönemde, gaz taşımacılığı klasik tanker pazarına kıyasla çok daha karmaşık bir risk yapısı sunuyor. Toksik gazlar, kriyojenik sıcaklıklar, karma yük operasyonları ve STS (Ship-to-Ship) transferleri gibi konular; sigorta şirketleri, operatörler ve denetleyici otoriteler arasında yakın koordinasyon gerektiriyor.
Ticari süreçlerdeki çeşitlilik de risk yönetimini daha hassas hale getiriyor. Yük devri, varış limanı değişiklikleri, yeniden satışlar ve özellikle LOI (Letter of Indemnity) talepleri; teknik risklerle birleştiğinde hem sigorta kapsamını hem de hukuki sorumluluk alanlarını daha karmaşık bir yapıya dönüştürüyor.
Küresel gaz ticaretinde LPG’nin yanı sıra etan ve amonyağa yönelik talebin hızla yükselmesi, deniz taşımacılığında teknik standartları ve operasyonel süreçleri yeniden şekillendiriyor. Uzmanlara göre özellikle VLEC ve VLAC gibi gelişmiş gemi tiplerinin devreye girmesi, sektörün hem mühendislik hem de güvenlik alanında daha sofistike bir yapıya dönüşmesini zorunlu kılıyor.
Teknik Donanımda Yeni Gereklilikler
Analizler, etan ve amonyak taşımacılığına uygun filonun kriyojenik sistemlerle güçlendirilmesinin artık temel bir ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Bu kapsamda:
Uzmanlara göre, özellikle amonyak ve etan gibi farklı teknik hassasiyete sahip yükler için gemi modifikasyonları kaçınılmaz hâle geliyor.
Operasyonel Prosedürlerde Sıkılaştırma
Güvenli operasyon, yeni dönemin en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Sektör kaynakları:
gibi adımlar için zaman damgalı, belgeye dayalı ve ayrıntılı SOP’lerin hazırlanmasının zorunlu olduğunu vurguluyor. Çift yük taşıyan gemilerde ise (ör. amonyak + propan), gaz algılama ekipmanlarının, izolasyon sistemlerinin ve kişisel koruyucu donanımların uluslararası standartların üzerinde bir hassasiyetle uygulanması isteniyor.
Sigorta ve Hukuki Uyum Ön Planda
Sektörde öne çıkan bir diğer başlık, sigorta süreçlerinin doğru yönetilmesi. Uzmanlar, özellikle LOI taleplerinin: orijinal konşimento süreci, varış limanı değişikliği, STS transferleri, yükün gemide karıştırılması veya ısıtılması gibi durumlarda P&I kapsamını riske atabileceği uyarısında bulunuyor.
Bu nedenle, tüm operasyonların sigorta kuruluşlarıyla koordineli şekilde yürütülmesi ve STS işlemlerinin yalnızca onaylı liman/ankorajlarda gerçekleştirilmesi öneriliyor.
Eğitim ve Teknik Kapasite Artışı
Etan, amonyak ve LPG gibi farklı karakterde gazlar için mürettebat ve operasyon ekiplerinin düzenli eğitimi artık bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor. Eğitimlerin özellikle: gazın fiziksel/kimyasal özellikleri, kriyojenik malzemeler, STS operasyon yönetimi, acil durum prosedürleri, gaz detektörlerinin etkin kullanımı gibi alanlarda yoğunlaştırılması gerektiği bildiriliyor.
Filonun Geleceğe Hazırlanması
Enerji dönüşümü ve petrokimya talebindeki büyüme, filoların yeniden yapılanmasını beraberinde getiriyor. Uzmanlar, yeni inşa gemilerde VLEC/LNG tipi tasarımlara yönelmenin ve mevcut filonun çok yakıtlı sistemlere uyumlu hâle getirilmesinin uzun vadede rekabet avantajı sağlayacağını belirtiyor.
Artan Ticaret Hacmi Yeni Sorumluluklar Doğuruyor
Küresel gaz ticaretinde LPG’nin yanı sıra etan ve amonyak gibi alternatif yakıt hammaddelerinin yükselişi, ticari hacmi büyütürken risk profilini de önemli ölçüde değiştiriyor. Kriyojenik koşullar, toksik madde taşımacılığı, çift yük operasyonları ve STS süreçleri, ancak ileri teknoloji, sıkı prosedürler, nitelikli personel ve güçlü sigorta uyumu ile yönetilebiliyor. Uzmanlara göre bu dönemde sektörün kaderini belirleyecek temel unsur net: teknoloji kadar disiplin, operasyon kadar bilinç, büyüme kadar güvenlik.
LPG , united kingdom
Popüler İçerikler
Bültene Kaydol
Gelişmelerden haberdar ol
İlgili İçerikler
Türk P&I Sigorta, Xone SuperYacht Grup İş Birliği ile Yat Asistans Hizmetini Hayata Geçirdi
Türk P&I Sigorta, yat sahiplerinin seyir konforunu artırmak ve ihtiyaç duydukları anlarda hızlı, profesyonel çözümler sunmak amacıyla, 1 Ocak 2026 itibarıyla yeni Yat Asistans hizmetini hayata geçirdiğini duyurdu.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
09 Jan 2026
Çanakkale Boğazı'nda Tekne Sürüklendi!
Çanakkale Boğazı'nda sahipsiz tekne hareketliliği: İçinde kimsenin bulunmadığı belirlenen ve akıntıyla sürüklenen balıkçı teknesi, vatandaşların ihbarı üzerine ekipleri harekete geçirdi.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
09 Jan 2026
Yalova Tersanesinde Vinç Devrildi
Altınova tersaneler bölgesinde öğle saatlerinde etkili olan şiddetli fırtına, dev bir vincin kağıt gibi devrilmesine neden oldu.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
09 Jan 2026