Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

“Sürdürülebilir Gemi Finansmanı, Dijitalleşme ve Enerji Verimliliği Europort Rottherdam 2025 Vizyonunun Temelini Oluşturuyor”

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

21 Eki 2025

Küresel denizcilik endüstrisi, düşük emisyon hedefleri, dijitalleşme ve sürdürülebilir finansman kavramlarının şekillendirdiği yeni bir döneme giriyor. Bu dönüşüm sürecinde, uluslararası iş birliği ve inovasyonun en önemli buluşma noktalarından biri olarak kabul edilen Europort Rotterdam 2025, “Denizcilikte İnovasyon ve Küresel İş Birliği” temasıyla deniz taşımacılığının geleceğine yön vermeye hazırlanıyor.

Küresel denizcilik endüstrisi, düşük emisyon hedefleri, dijitalleşme ve sürdürülebilir finansman kavramlarının şekillendirdiği yeni bir döneme giriyor. Bu dönüşüm sürecinde, uluslararası iş birliği ve inovasyonun en önemli buluşma noktalarından biri olarak kabul edilen Europort Rotterdam 2025, “Denizcilikte İnovasyon ve Küresel İş Birliği” temasıyla deniz taşımacılığının geleceğine yön vermeye hazırlanıyor. Rotterdam Ahoy’un ev sahipliğinde gerçekleşecek fuar, enerji dönüşümü, dijitalleşme, gemi finansmanı ve insan kaynağı başlıklarında sektörün yenilikçi vizyonunu sergileyerek, hem üreticileri hem de karar vericileri aynı platformda buluşturacak. Rotterdam Ahoy Europort Direktörü Raymond Siliakus ve Ahoy Türkiye Ortağı Bonn Uluslararası Fuarcılık Kurucusu Esin Göksel ile Europort 2025’in stratejik vizyonunu, sektöre sunduğu iş birliği fırsatlarını ve Türk denizcilik endüstrisinin fuardaki yükselen rolünü konuştuk.

Denizcilik sektörü, düşük emisyon hedefleri ve dijital dönüşüm dinamikleriyle yeniden şekillenirken, Europort 2025’in tematik yapısı da bu dönüşümü yansıtıyor. Europort 2025’in tematik çerçevesi nasıl belirlendi?

Raymond Siliakus: Europort 2025’in temelini küresel denizcilik sektöründeki teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilirlik eğilimleri oluşturuyor. Jeopolitik gelişmelerin deniz taşımacılığını yeniden şekillendirdiği bu dönemde, biz de fuar programımızı sektörün uzun vadeli gereksinimlerine yanıt verecek şekilde kurguladık. Bu yıl dört ana temaya odaklanıyoruz: Enerji Dönüşümü, Dijitalleşme, Gemi Finansmanı ve İnsan Kaynağı. Europort, bu temalar aracılığıyla hem yenilikleri görünür kılmayı hem de sektörün geleceğini birlikte tasarlamayı hedefliyor.

Bu yılın ana teması, yalnızca teknolojik gelişmeleri değil; küresel denizcilik ekosisteminde sürdürülebilir iş birliği modellerini de öne çıkarıyor. “Denizcilikte İnovasyon ve Küresel İş Birliği” temasının sektöre katkıları neler olacak?

Raymond Siliakus: Bu tema, Europort’un özünü temsil ediyor. 80 yılı aşkın süredir Rotterdam’da düzenlenen fuar, inovasyonu hızlandıran, iş birliğini kolaylaştıran ve sürdürülebilirliği teşvik eden bir platform. “Denizcilikte İnovasyon ve Küresel İş Birliği” ifadesi, farklı coğrafyalardan aktörlerin aynı hedef doğrultusunda buluştuğu bir vizyonun sembolü. SEA Europe Genel Sekreteri Christophe Tytgat’ın da vurguladığı gibi, karbonsuzlaşma ve dijitalleşmenin sektörü dönüştürdüğü bu süreçte Europort, somut ilerlemeyi destekleyen önemli bir iş birliği platformu olarak konumlanıyor.

Operasyonel verimliliğin merkezine veri odaklı sistemler, otonom teknolojiler ve yapay zekâ yerleşiyor. Europort bu dönüşümü görünür kılan özel alanlar tasarladı. Dijitalleşme, yapay zekâ ve otomasyonun öne çıktığı bu dönemde Europort 2025 nasıl bir katkı sunacak?

Raymond Siliakus: Denizcilikte dijital dönüşüm artık kaçınılmaz bir gerçek. Bu nedenle Hall 6’da yer alan Digitalisation Zone’u tamamen bu konuya ayırdık. Burada “Smart Stage” sunum alanında yapay zekâ, veri odaklı operasyonlar, otomasyon ve siber güvenlik konularında paneller düzenleniyor. SeasHorizons iş birliğiyle tasarlanan bu alan, gemi işletmecilerinden teknoloji girişimlerine, liman otoritelerinden regülasyon kurumlarına kadar geniş bir kitleyi bir araya getirerek dijital inovasyonun denizciliği nasıl yeniden şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

“Enerji dönüşümü fuarın merkezinde yer alıyor”

Karbonsuzlaşma, IMO hedefleri doğrultusunda deniz taşımacılığının en kritik önceliklerinden biri haline geldi. Europort 2025, bu alandaki yenilikleri küresel sahneye taşıyor. Enerji dönüşümü ve düşük karbon teknolojileri Europort 2025’te nasıl ele alınıyor?

Raymond Siliakus: Enerji dönüşümü, bu yılki fuarın merkezinde yer alıyor. “Green Stage” bölümünde düzenlenecek oturumlar, karbonsuzlaşmanın sektördeki etkilerini ve alternatif yakıt teknolojilerini ele alıyor. Maritime Technologies Forum (MTF) tarafından organize edilen “Güvenli Denizcilik Karbonsuzlaşması Semineri”nde MTF’nin yeni raporundan ön bulgular paylaşılacak ve düşük-sıfır emisyonlu taşımacılığa yönelik yenilikçi çözümler tanıtılıyor. Hedefimiz, çevreci teknolojilerin yalnızca teorik değil, ticari uygulamalarla da desteklenmesini sağlamak.

“Sürdürülebilir gemi finansmanı bugün artık bir tercih değil, gereklilik”

Yeşil gemi yatırımları ve sürdürülebilir finansman, sektörün uzun vadeli büyüme stratejisinin ana bileşenlerinden biri haline geliyor. Gemi finansmanı ve Ship Finance Pavilion sektöre nasıl katkı sağlayacak?

Raymond Siliakus: Sürdürülebilir gemi finansmanı bugün artık bir tercih değil, gereklilik. Bu kapsamda Mare Forum Ship Finance Konferansı, Europort ile eş zamanlı olarak 24. kez gerçekleştiriliyor. Hall 5’teki Ship Finance Pavilion, finansman, gemi kredileri ve teşvik fırsatları konularında bilgi ve danışmanlık sağlayacak. Böylece hem yatırımcılar hem de armatörler, yeni teknolojilerin finansal sürdürülebilirliği hakkında doğrudan uzmanlardan bilgi alabiliyor.

Küresel denizcilik tedarik zincirinde stratejik ortaklıklar, teknolojik inovasyon kadar önem taşıyor. MariMatch bu iş birliklerini hızlandıran bir köprü görevi görüyor. Europort’un B2B eşleştirme programı MariMatch uluslararası iş birliklerini nasıl destekliyor?

Raymond Siliakus: MariMatch Europort, Enterprise Europe Network tarafından organize edilen ve tamamen iş birliğini geliştirmeye odaklanan bir platform. Katılımcılar kayıt sonrası çevrimiçi randevular oluşturabiliyor, ardından fuar süresince özel salonda yüz yüze görüşmeler yapabiliyor. Bu sistem, özellikle farklı ülkelerden teknoloji sağlayıcıları ile gemi inşa ve yan sanayi firmalarını buluşturarak yeni iş ortaklıklarına zemin hazırlıyor. Her yıl somut anlaşmalarla sonuçlanan bu görüşmeler, Europort’un ticari değerini artıran önemli bir unsur.

“Europort 2025’e olan yoğun ilgi Türk denizcilik sektörünün artık küresel arenada daha görünür ve rekabetçi bir konuma geldiğini gösteriyor”

Türkiye, gemi inşa ve yan sanayideki üretim kapasitesiyle son yıllarda küresel ölçekte dikkat çekiyor. Europort 2025’te bu potansiyel güçlü bir temsile dönüşüyor. Türkiye’nin Europort 2025’e artan katılımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Esin Göksel: Türkiye, son yıllarda denizcilik ve gemi inşa alanında ciddi bir ivme yakaladı. Bu yıl GYHİB ve GİSBİR’in desteğiyle toplam 74 Türk firma, bireysel stantlar ve Türkiye Pavilyonu ile yer alıyor. Bu, Europort tarihindeki en yüksek Türk katılımı. Katılımcılarımızın inovatif çözümleri, sürdürülebilirlik vizyonuyla örtüşüyor. Bu yoğun ilgi, Türk denizcilik sektörünün artık küresel arenada daha görünür ve rekabetçi bir konuma geldiğini gösteriyor.

“Türk firmaları özellikle yeni inşa, bakım-onarım, tedarik ve servis alanlarında güçlü bir temsil sergiliyor”

Türk denizcilik sanayisi, enerji verimliliği, bakım-onarım ve dijital tedarik alanlarındaki çözümleriyle Europort’un ana temalarıyla doğrudan örtüşüyor. Türk firmalarının fuarda öne çıkan yenilikleri ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında neler söylersiniz?

Esin Göksel: Türk firmaları özellikle yeni inşa, bakım-onarım, tedarik ve servis alanlarında güçlü bir temsil sergiliyor. Yan sanayiden enerji verimliliği çözümlerine kadar geniş bir yelpazede ürünlerini sunuyorlar. Firmalarımızın geliştirdiği çözümler, Europort’un enerji dönüşümü ve dijitalleşme temalarıyla doğrudan örtüşüyor. Bu yılki katılımın bir diğer anlamı da, Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve dijital yenilik konularında Avrupa’daki konumunu pekiştirmesi.

Küresel ölçekte iş birliği, bilgi paylaşımı ve teknoloji transferi; Türk denizcilik sektörünün rekabet gücünü artıran en önemli faktörler arasında. Europort 2025’in Türk denizcilik sektörüne uzun vadeli katkısını nasıl özetlersiniz?

Esin Göksel: Europort, sadece bir fuar değil; bilgi paylaşımı ve uluslararası iş birliği platformu. Türk katılımcılarımız için Avrupa, Kuzey Afrika ve Uzak Doğu pazarlarına erişim sağlayan stratejik bir köprü niteliğinde. Bunun ötesinde, Europort’un “düşünce liderliği, ortaklık ve sürdürülebilirlik” ilkeleri Türk denizcilik sektörünün uzun vadeli büyüme hedefleriyle örtüşüyor. 2025 fuarının, hem firmalarımızın ihracat stratejilerine hem de Türkiye’nin küresel denizcilik ağlarındaki konumuna katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Click for English

Europort, gemi finansmanı, Europort 2025

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

“Güvenli Seyir İçin Personel Yapısı Değerlendirilmeli”

Silivri açıklarında “Tuğberk İmamoğlu” ve “Alsu” isimli ticari gemilerin çarpışmasına ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan ön bilirkişi raporunda, her iki gemi ve kaptanları açısından çeşitli kusur tespitleri yer alıyor. Uzak Yol Kaptanı Tuna Bekoğlu, ön bilirkişi raporuna dair değerlendirmelerini Sea Business World dergisiyle paylaştı. Bekoğlu, geminin güvenli seyir için yeterli personelle donatılmamasına dikkat çekti.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

“Kazanın En Büyük Nedeni Son Dakikadaki İletişimsizliktir”

Girne’de yaşanan katamaran kazası ve Silivri açıklarında meydana gelen gemi çatışması, denizcilik sektöründe güvenlik, iletişim, eğitim ve denetim konularını yeniden gündeme taşıdı. Kazaların ardından kamuoyunda özellikle kaptanların kararları tartışılırken, olayların yalnızca son anda verilen kararlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzak Yol Kaptanı Mehmet Murat Sarılar, deniz kazalarının arkasındaki tüm dinamiklerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. Sarılar ile kaptanlık mesleğinin sorumluluklarından köprüüstü yönetimine, teknolojinin kullanımından denizcilik eğitimine, armatör baskısından otorite ve denetim mekanizmalarına kadar kazaların önlenmesinde belirleyici olan pek çok başlığı konuştuk.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

“Kazalarda Sadece İnsan Hatasına Değil, Hatanın Arkasındaki Kök Nedene Bakmalıyız”

Girne ve Silivri’de yaşanan iki farklı deniz kazası, denizcilikte seyir güvenliği, köprüüstü yönetimi, insan faktörü ve karar alma süreçlerinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Kazaların ardından ortaya çıkan değerlendirmeler, yalnızca son anda verilen kararların değil; personel yeterliliği, vardiya düzeni, iletişim, işletme politikaları ve sistemsel eksikliklerin de birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu kapsamda, KTÜ DUİM Mezunları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve QSM Global Kurucu Ortağı Kaptan Orhan Kasap ile iki kazanın oluşum süreçlerini, kaptan ve işletme sorumluluklarını, köprüüstü organizasyonunu ve denizcilik sektörünün bu olaylardan çıkarması gereken dersleri konuştuk.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026