Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

Danimarka’ya AB’den 5 Milyar Euroluk Açık Deniz Rüzgar Desteğine Onay

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

13 Nis 2026

Danimarka, açık deniz rüzgar enerjisi projelerinin geliştirilmesinde yeni bir aşamaya geçmek amacıyla uygulamayı planladığı destek mekanizması için Avrupa Komisyonu’ndan kritik bir onay aldı. Aralık 2024’te gerçekleştirilen ihalede teklif alınamamasının ardından Danimarka Enerji Ajansı, hükümete İngiltere’de başarıyla uygulanan ve Avrupa’da giderek yaygınlaşan iki yönlü fark sözleşmesi (CfD) modeline geçilmesini önermişti.

Avrupa Komisyonu, Danimarka’nın açık deniz rüzgar enerjisini desteklemek amacıyla hazırladığı 5 milyar euroluk programı onayladığını açıkladı. Komisyon, söz konusu planın AB’nin Temiz Sanayi Mutabakatı hedefleriyle uyumlu olduğunu vurguladı. 2025 yılında kabul edilen bu mekanizma, net sıfır ekonomiye geçişi hızlandıracak ve AB’nin 2030 yenilenebilir enerji hedeflerine katkı sağlayacak projeleri destekleyecek.

Danimarka’nın programı 20 yıl boyunca yürürlükte olacak ve Hesselø ile North Sea I Mid adlı iki açık deniz rüzgar santralinin inşası ve işletmesini teşvik edecek. Danimarka Enerji Ajansı, geçtiğimiz kasım ayında projeler için yeni ihale sürecini başlattığını ve bu süreçte CfD modelinin uygulanacağını duyurmuştu. Onaylanan plana göre, referans fiyatın ihale fiyatının altında kalması durumunda proje geliştiricilere ödeme yapılacak, referans fiyatın ihale fiyatının üzerine çıkması halinde ise geliştiriciler devlete ödeme yapacak. Devlet, ilk CfD sözleşmeleri kapsamında planlanan üç proje için toplam ödeme tutarına 8,5 milyar dolarlık bir üst sınır getireceğini bildirdi.

Her iki rüzgar santralinin de 2032 yılına kadar devreye alınması hedefleniyor. Danimarka’nın doğusunda konumlandırılacak Hesselø rüzgar santralinin en az 800 MW kurulu güce sahip olması ve yılda yaklaşık 3,2 TWh elektrik üretmesi bekleniyor. Proje kapsamında “doğa dostu” tasarım yaklaşımı benimsenerek, yapılar içerisine yapay resifler ve balık ile kabuklu deniz canlıları için yaşam alanları gibi unsurlar entegre edilecek.

Kuzey Denizi’nde, Danimarka’nın batısında yer alacak North Sea I Mid rüzgar santralinin ise en az 1 GW kurulu güce sahip olması ve yılda yaklaşık 4,6 TWh elektrik üretmesi öngörülüyor. Projeye ilişkin ihale başvuruları için son tarih Mayıs 2026 olarak açıklandı.

Söz konusu iki rüzgar santralinin toplam yıllık üretiminin, Danimarka’nın geçen yılki toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 25’ine denk geleceği hesaplanıyor.

Avrupa Komisyonu, Danimarka’nın destek planının net sıfır ekonomiye geçişi hızlandırmak ve projelerin geliştirilmesini kolaylaştırmak açısından gerekli, uygun ve orantılı olduğu sonucuna vardı. Sektör temsilcileri Danimarka’nın CfD modeline geçişini memnuniyetle karşılarken, mevcut projelerden teşvik kapsamına girmeyenler ile karasal rüzgar projelerinin bu destekten yararlanamayacak olması konusunda bazı endişeler dile getirildi.

Rüzgar enerjisinde köklü bir geçmişe sahip olan Danimarka, 1991 yılında ilk açık deniz rüzgar santralini devreye alarak bu alanda öncü ülke olmuştu. Nisan 2024 itibarıyla ülkenin toplam kurulu açık deniz rüzgar gücü 2,7 GW seviyesine ulaşırken, 2027 yılında devreye girmesi planlanan 1 GW’lık ek kapasite de inşa aşamasında bulunuyor. Danimarka, Ekim 2025’te Kuzey Denizi’ne kıyısı olan sekiz ülkeyle birlikte 2030 yılına kadar 120 GW, 2050 yılına kadar ise en az 300 GW açık deniz rüzgar kapasitesine ulaşma hedefini yinelemişti. Ülkenin 2030 yılı için toplam hedefi ise 14 GW kurulu güç olarak belirlenmiş durumda.

Danimarka

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

Limanlarda Tehlikeli Yüke Sıkı Denetim

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Tehlikeli yük elleçleme izni bulunan 174 kıyı tesisini düzenli olarak denetliyoruz. 2025 yılında 108 saha denetimi gerçekleştirdik, 85 kıyı tesisini de program dışı denetime tabi tuttuk.” dedi.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

Offshore Wind Türkiye 2026, Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Sektörü İstanbul’da Buluştu

Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Derneği (DÜRED) tarafından düzenlenen Offshore Wind Türkiye 2026, 13–14 Ekim tarihlerinde Piri Reis Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. İki gün sürecek etkinlikte denizüstü rüzgâr enerjisi projeleri, Türkiye’nin sektörel potansiyeli, tedarik zinciri, gemi inşa sanayisi, liman altyapısı, denizaltı teknolojileri ve proje finansmanı gibi başlıklar ele alınıyor.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

“Kazanın En Büyük Nedeni Son Dakikadaki İletişimsizliktir”

Girne’de yaşanan katamaran kazası ve Silivri açıklarında meydana gelen gemi çatışması, denizcilik sektöründe güvenlik, iletişim, eğitim ve denetim konularını yeniden gündeme taşıdı. Kazaların ardından kamuoyunda özellikle kaptanların kararları tartışılırken, olayların yalnızca son anda verilen kararlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzak Yol Kaptanı Mehmet Murat Sarılar, deniz kazalarının arkasındaki tüm dinamiklerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. Sarılar ile kaptanlık mesleğinin sorumluluklarından köprüüstü yönetimine, teknolojinin kullanımından denizcilik eğitimine, armatör baskısından otorite ve denetim mekanizmalarına kadar kazaların önlenmesinde belirleyici olan pek çok başlığı konuştuk.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026