Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

Gemi Yakıtında Kriz Kapıda Navlun Yükseliyor

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

07 Eyl 2026

Küresel deniz taşımacılığının ana maliyet kalemlerinden biri olan gemi yakıtı, savaşın rafineri üretimi ve tanker akışını bozmasıyla yeni bir darboğaza giriyor. Piyasada üçüncü çeyrek için açık büyürken, navlun ve ithal ürün fiyatları üzerindeki baskı da güçleniyor.

Küresel deniz taşımacılığının ana maliyet kalemlerinden biri olan gemi yakıtı, savaşın rafineri üretimi ve tanker akışını bozmasıyla yeni bir darboğaza giriyor. Piyasada üçüncü çeyrek için açık büyürken, navlun ve ithal ürün fiyatları üzerindeki baskı da güçleniyor.

Küresel enerji piyasasında bu kez alarm veren başlık ham petrol değil, doğrudan deniz taşımacılığında kullanılan gemi yakıtı oldu. Savaşın Orta Doğu’daki sevkiyatları aksatması, Rus rafinerilerine yönelik saldırıların üretimi zorlaması ve rafinerilerin daha kârlı ürünlere yönelmesi, gemi yakıtı piyasasında yeni bir sıkışma yarattı.

Piyasadaki hesaplamalara göre üçüncü çeyrekte gemi yakıtı ve enerji santrallerinde kullanılan fuel oil piyasasında günlük 218 bin varillik açık oluşması bekleniyor. Geçen yılın aynı döneminde açık yalnızca 6 bin varil düzeyindeydi. Bu fark, arz dengesindeki bozulmanın ne kadar hızlandığını ortaya koyuyor.

Küresel ticaret açısından riskin büyüklüğü de dikkat çekiyor. Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 80’i deniz yoluyla yapılıyor. Bu nedenle gemi yakıtındaki her sert fiyat hareketi, yalnızca armatörleri değil, konteyner taşımacılığından sanayi girdilerine kadar geniş bir alanı etkiliyor.

Rafineriler daha kârlı ürünlere kaydı

Mevcut sıkışmanın arkasında yalnızca jeopolitik gerilim bulunmuyor. Rafineriler son aylarda marjı daha yüksek olan dizel, jet yakıtı ve benzin üretimine ağırlık verirken, gemi yakıtı üretimi ikinci plana itildi.

Bu eğilim, zaten savaş nedeniyle daralan arzı daha da baskılıyor. Orta Doğu’daki çatışmalar tanker trafiğini zorlaştırırken, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları da küresel işleme kapasitesi üzerinde ek baskı yarattı. Böylece hem ham petrolün işlenmesi hem de işlenen ürünlerin piyasaya akışı aynı anda zorlanmış oldu.

Enerji piyasasında çoğu zaman gözler ham petrol fiyatına çevrilse de, taşımacılık şirketleri açısından asıl belirleyici kalemlerden biri gemi yakıtı fiyatı oluyor. Çünkü navlun sözleşmelerinde yakıt maliyeti, toplam operasyon giderinin en oynak kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Fiyat artışı petrolü geride bıraktı

Sıkışmanın fiyatlara yansıması da sert oldu. Singapur’da çok düşük kükürtlü gemi yakıtı fiyatı, İran savaşı başladığından bu yana yüzde 70’in üzerinde arttı. Aynı dönemde Brent petroldeki yükselişin yaklaşık yüzde 40 düzeyinde kalması, gemi yakıtındaki maliyet baskısının ham petrolden daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor.

Bu ayrışma önemli. Çünkü taşıma şirketleri yalnızca petrol fiyatına bakarak maliyet hesabı yapmıyor. Gemilerin fiilen kullandığı yakıtın pahalanması, navlunda yeni ayarlamaları gündeme getiriyor. Bu da ithalatçı şirketlerin ve nihayetinde perakende zincirlerinin maliyetini yükseltebiliyor.

Özellikle konteyner hatlarında yakıt maliyeti artışının “bunker adjustment factor” benzeri ek ücretlerle müşterilere yansıtılması olağan bir uygulama. Bu nedenle gemi yakıtındaki sert yükseliş, küresel mal ticaretinde yeniden zam baskısı yaratabilir.

Depolardaki düşüş tedirginliği artırıyor

Piyasanın dikkatini çeken bir başka başlık da stoklar. Singapur, Amsterdam-Rotterdam-Anvers hattı ve Fujairah gibi önemli merkezlerde fuel oil stoklarının mevsim normallerinin yaklaşık yüzde 30 altında olduğu belirtiliyor.

Stokların zayıflaması, fiyat artışının geçici bir hareket olmaktan çıkıp daha kalıcı bir baskıya dönüşme riskini güçlendiriyor. Piyasa oyuncuları arz tarafında beklenmedik yeni bir aksama yaşanması halinde, fiyatların çok daha sert tepki verebileceğini değerlendiriyor.

Özellikle Singapur’un dünyanın en büyük bunker yakıt merkezi olması nedeniyle buradaki gelişmeler küresel navlun piyasası açısından kritik önem taşıyor. Singapur’daki daralma, Asya hatlarında faaliyet gösteren taşıyıcıların maliyet hesabını doğrudan etkiliyor.

Asya en kırılgan bölge olarak öne çıkıyor

Gemi yakıtı krizinden en çok etkilenmesi beklenen bölge Asya olarak öne çıkıyor. Bunun temel nedeni, Asya ekonomilerinin Körfez kaynaklı akışlara daha fazla bağımlı olması ve bölgenin dünya üretim-tüketim zincirinin merkezinde yer alması.

Çin, Hindistan, Güney Kore, Japonya ve Güneydoğu Asya ülkeleri hem enerji ithalatı hem de ihracata dayalı üretim yapıları nedeniyle navlundaki artışa karşı daha hassas durumda bulunuyor. Gemi yakıtı maliyetindeki yükseliş, yalnızca deniz taşımacılığı şirketlerini değil, bu ülkelerden çıkan nihai ürünlerin fiyatlamasını da etkileyebilir.

Bu tablo Türkiye açısından da önem taşıyor. Türkiye’nin ithalat ve ihracat akışında deniz yolu kritik pay taşıyor. Özellikle Uzak Doğu bağlantılı ara malı, elektronik, makine ve tüketim ürünlerinde navlun maliyetindeki artış, şirketlerin maliyet tablolarına gecikmeli de olsa yansıyabilir.

Körfez arzındaki düşüş piyasayı sıkıştırdı

Körfez bölgesi, gemi yakıtı ve fuel oil arzı açısından kilit merkezlerden biri olmayı sürdürüyor. Ancak savaşla birlikte bu bölgeden çıkan akışlarda belirgin bir zayıflama yaşandı.

Mart-ağustos döneminde Orta Doğu kaynaklı fuel oil ihracatının yaklaşık yüzde 45 düştüğü hesaplanıyor. Özellikle Kuveyt gibi önemli tedarikçilerde yaşanan düşüş, piyasadaki açığın büyümesinde etkili oldu. Aynı dönemde tanker trafiğinin daha kırılgan hale gelmesi, arzın yeniden toparlanmasını da zorlaştırdı.

Bu nedenle piyasa, yalnızca üretim tarafını değil, aynı zamanda lojistik güvenliğini de fiyatlıyor. Yani gemi yakıtı krizinin nedeni yalnızca daha az üretim değil; mevcut ürünün güvenli ve kesintisiz biçimde taşınamaması da önemli bir unsur.

Navlunda yeni zam riski güçleniyor

Navlun piyasası son haftalarda bazı hatlarda rota normalleşmesiyle sınırlı rahatlama sinyali vermişti. Ancak gemi yakıtı cephesindeki bu yeni baskı, maliyet düşüşünün kalıcı olup olmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Eğer gemi yakıtı fiyatları yüksek seyretmeye devam ederse, armatörler ve konteyner hatları yakıt kaynaklı ek maliyetleri müşterilere yansıtmak isteyecek. Bu da küresel tedarik zincirlerinde taşıma maliyetinin yeniden yukarı yönlü hareket etmesi anlamına geliyor.

Sonuç olarak gemi yakıtı piyasasında büyüyen açık, yalnızca enerji sektörünün değil, ticaret ve enflasyon cephesinin de yeni risk başlıklarından biri haline geliyor. Savaşın rafineri üretimini ve sevkiyatı aynı anda bozması, navlun faturasını önümüzdeki dönemde yeniden büyütebilir.


Navlun

Gemi

Konteyner

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

STM’nin Portekiz İçin İnşa Ettiği İkinci Lojistik Destek Gemisi Kızağa Alındı

STM’nin Portekiz için inşa ettiği ikinci lojistik destek gemisi kızağa alındı. STM, Portekiz Deniz Kuvvetleri’nin açtığı Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi ihalesini almış, 17 Aralık 2024 tarihinde Portekiz’in başkenti Lizbon’da imzaladığı sözleşmeyle Türkiye’nin AB ve NATO üyesi bir ülkeye ilk askerî gemi ihracatına imza atmıştı. Sözleşmenin imzalanmasının ardından tasarım faaliyetleri tamamlanan projede, ilk gemi N.R.P. LUÍS DE CAMÕES’in inşa süreci Kasım 2025’te gerçekleştirilen sac kesim töreniyle başladı. İlk geminin blok kızağa koyma töreni Ocak 2026’da yapılırken, ikinci geminin sac kesimi ise 18 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirildi. İlk geminin blok inşa ve donatım faaliyetleri devam ederken, projenin ikinci gemisi N.R.P. FERNANDO PESSOA’nın (A5212) blok kızağa koyma töreni, 20 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da ADA Tersanesi’nde düzenlendi.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

21 Eki 2026

Rheinmetall ve MSC, Romanya’da Mangalia Tersanesi’ni satın alıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall ve İsviçre merkezli deniz taşımacılığı şirketi MSC, Romanya’nın Köstence kentinin güneyinde yer alan Mangalia Tersanesi’ni ortaklaşa devralacak.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

21 Eki 2026

Palamut Avı Faciayla Bitti! Vinç Devrildi, 1 Balıkçı Öldü

Trabzon'un Araklı ilçesinde balıkçı İzzet Sırtbaşı'nın teknedeki makara sisteminin koparak üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiği kaza anı, teknenin güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

21 Eki 2026