Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

Halit Yukay'ın Cesedi 68 Metre Derinlikte Nasıl Tespit Edildi? Dikkat Çeken Kol Saati Detayı

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

05 Eyl 2025

Yalova'dan Bozcaada'ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay'ın (43), 19 gün sonra 68 metre derinlikte ulaşılan cansız bedeni, 30 gün sonra bulunduğu yerden çıkarıldı. Cesedin deniz dibindeyken Yukay’a ait olduğu, Yalova Limanı'ndan ayrılırken sol kolunda takılı olan ‘mavi kordonlu’ saatinden teşhis edildi.

Yalova'dan 4 Ağustos'ta saat 15.10'da Bozcaada'ya gitmek üzere 'Graywolf' isimli teknesiyle denize açılan, ardından teknesi parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay'ın, arama çalışmalarının 19'uncu gününde, Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde cansız bedeni bulundu. Yukay’ın cenazesinin çıkarılması için 26 Ağustos'ta bölgeye gelen Türk Deniz Kuvvetleri'nin 2 kurtarma ve yedekleme gemisinden biri olan 'TCG Işın', 3 gün boyunca olumsuz hava şartları nedeniyle demir atamadı. Rüzgarın etkisini azaltması ve geminin sabitlenmesiyle 29 Ağustos’ta çalışmalara başlandı.

İLK TEŞHİS SU ALTINDA YAPILDI

Deniz polisi tarafından ilk olarak 23 Ağustos’ta, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından da 28-29 Ağustos’ta 2 kez, insansız su altı robotu (ROV) ile görüntülenen cenazenin, 68 metre derinlikteki ilk teşhisi ise sol kolundaki saatten yapıldı. Deniz dibindeki görüntülemede, sol kolunda ‘mavi kordonlu saat’ olduğu görülen cenazenin Yukay’a ait olup olmadığı, Bozcaada’ya gitmek için teknesiyle Yalova Limanı’ndan ayrıldığı görüntülerle karşılaştırıldı. Buradaki güvenlik kamerası görüntülerinde yapılan incelemede de aynı saatin iş insanının sol kolunda olduğu tespit edildi.

Bu arada, Yukay’ın cesedinin şişip su yüzüne çıkmamasının nedeninin ise karın boşluğunun parçalanmış olmasından kaynaklandığı kaydedildi. Cenazenin deniz dibinde sıkıştığı ya da takıldığı bir unsur olmadığı belirtilirken, Yukay’ın, teknesi kaza kırıma uğradığı anda karın kısmından aldığı darbeyle hayatını kaybettiği değerlendirildi.

'TCG ALEMDAR CESEDİ ÇIKARDI'

TCG Alemdar adlı kurtarma gemisi de çarşamba sabahı bölgeye ulaştı. Yapılan çalışmayla Yukay'ın cesedi, özel eğitimli dalgıçlar tarafından asansör sistemiyle su yüzeyine çıkarıldı. Sahil Güvenlik botuna teslim edilen cenaze, Bandırma Limanı'na getirildikten sonra otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Aynı günün akşamı otopsisi yapılan Halit Yukay'ın cenazesi, dün sabah saat 09.50'de ailesine teslim edildi. İstanbul’a götürülen cenazenin cumartesi günü toprağa verilmesi bekleniyor.

‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin teknesine çarpmasıyla yaşamını yitirdiği değerlendirilen Yukay’ın kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belli olacak. Olayla ilgili soruşturma, kazanın olduğu Balıkesir'in Marmara ilçesine en yakın olan Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülüyor.

Halit Yukay

TCG

Mazu Yat

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

Limanlarda Tehlikeli Yüke Sıkı Denetim

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Tehlikeli yük elleçleme izni bulunan 174 kıyı tesisini düzenli olarak denetliyoruz. 2025 yılında 108 saha denetimi gerçekleştirdik, 85 kıyı tesisini de program dışı denetime tabi tuttuk.” dedi.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

Offshore Wind Türkiye 2026, Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Sektörü İstanbul’da Buluştu

Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Derneği (DÜRED) tarafından düzenlenen Offshore Wind Türkiye 2026, 13–14 Ekim tarihlerinde Piri Reis Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. İki gün sürecek etkinlikte denizüstü rüzgâr enerjisi projeleri, Türkiye’nin sektörel potansiyeli, tedarik zinciri, gemi inşa sanayisi, liman altyapısı, denizaltı teknolojileri ve proje finansmanı gibi başlıklar ele alınıyor.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

“Kazanın En Büyük Nedeni Son Dakikadaki İletişimsizliktir”

Girne’de yaşanan katamaran kazası ve Silivri açıklarında meydana gelen gemi çatışması, denizcilik sektöründe güvenlik, iletişim, eğitim ve denetim konularını yeniden gündeme taşıdı. Kazaların ardından kamuoyunda özellikle kaptanların kararları tartışılırken, olayların yalnızca son anda verilen kararlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzak Yol Kaptanı Mehmet Murat Sarılar, deniz kazalarının arkasındaki tüm dinamiklerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. Sarılar ile kaptanlık mesleğinin sorumluluklarından köprüüstü yönetimine, teknolojinin kullanımından denizcilik eğitimine, armatör baskısından otorite ve denetim mekanizmalarına kadar kazaların önlenmesinde belirleyici olan pek çok başlığı konuştuk.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026