Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

Liman İhalesinden Önce Halk GYO İle Ortaklık

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

01 Eyl 2026

DBH grubunun faaliyetleri liman işletmeciliğiyle sınırlı kalmazken, liman ihalesinden kısa süre önce DBH Raylı Sistemler AŞ ile Halk Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ arasında da ortaklık kuruldu.

DBH grubunun faaliyetleri liman işletmeciliğiyle sınırlı kalmazken, liman ihalesinden kısa süre önce DBH Raylı Sistemler AŞ ile Halk Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ arasında da ortaklık kuruldu.

Halk GYO’nun 9 Haziran 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, DBH Raylı Sistemler AŞ ile “DBH Raylı - Halk GYO Adi Ortaklığı” kurulmasına karar verildi. Ortaklıkta DBH Raylı Sistemler AŞ yüzde 90, Halk GYO ise yüzde 10 pay sahibi oldu.

Halk GYO’nun çoğunluk hissesi kamu bankası olan Türkiye Halk Bankası AŞ’ye ait.

DBH Raylı Sistemler AŞ ile DBH Global İnşaat Taahhüt AŞ İş Ortaklığı ile Emlak Konut GYO arasındaki sözleşme de 26 Mart 2026 tarihinde imzalandı. Aynı ortaklık, Emlak Konut GYO’nun Hasdal projesi ihalesinde 32,5 milyar liralık en yüksek teklifi veren taraf oldu.

Çeşmeli’de liman ve kimyasal depolama planları gündemde

Çeşmeli Limanı’nın özelleştirme süreciyle birlikte limanın bulunduğu bölgenin geleceğine ilişkin planlamalar da gündeme geldi. Marmaraereğlisi Çeşmeli Mahallesi’nde bulunan eski NATO kabul limanı ve geri sahasına ilişkin çalışmalarda, limanın kimyasal sanayi ve kimyasal depolama alanı olarak kullanımını öngören planlar da yeniden gündeme geldi.

Yaklaşık 1,47 milyon metrekare büyüklüğündeki alanın, deniz tarafında geniş bir dolgu sahası, kara tarafında ise kimyasal yük depolama, liman ve lojistik amaçlı kullanımlara açılması planlanıyor. Bölgenin deprem riski, zayıf zemin yapısı, yeraltı suyu duyarlılığı, kıyı ekosistemi, turizm ve tarımsal üretim bakımından taşıdığı önem de onaylanan özelleştirmeyi çevresel tarım ve turizm açısından tartışmalı kılıyor.

Yerel halk, çevre örgütleri, meslek odaları ve uzmanlar tarafından daha önce liman genişlemesi, kimyasal depolama, iltisak hattı ve düz cam tesisi gibi bileşenlerin ayrı ayrı planlanmasının kümülatif etkileri görünmez hale getirebileceği yönünde değerlendirmeler yapıldı. Bu kapsamda kümülatif ÇED ve stratejik çevresel değerlendirme yapılması talep ediliyor.

Bölgede 2017-2018 döneminde ağır sanayi girişimlerine yönelik toplumsal itirazlar ve yargı kararları sonucunda bazı projelerin durduğu, benzer projelerin revizyonlarla yeniden gündeme taşındığı biliniyor. Çevresel değerlendirmelerde, Çorlu-Ergene havzasındaki hava kirliliği, uçucu organik bileşikler ve ağır metal yükü ile Türkmeneli Göleti ve kıyıdaki yeraltı suyu kaynaklarına ilişkin riskler de öne çıkan başlıklar arasında.

Marmaraereğlisi’nin kıyı turizmi, ikinci konut ekonomisi ve tarımsal üretim açısından taşıdığı özellikler de liman sahasındaki yeni kullanım kararlarıyla birlikte ele alınıyor. Çeşmeli Limanı’nın 45 yıllık işletme hakkının DBH Global Liman İşletmeciliği AŞ’ye verilmesinin onaylanmasıyla birlikte, 2002 yılında NATO kabul limanı olarak yapımına başlanan ancak tamamlanamayan tesisin yeniden işletmeye alınmasına ilişkin süreç de başlamış oldu.

Halk GYO

Nato Limanı

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

Limanlarda Tehlikeli Yüke Sıkı Denetim

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Tehlikeli yük elleçleme izni bulunan 174 kıyı tesisini düzenli olarak denetliyoruz. 2025 yılında 108 saha denetimi gerçekleştirdik, 85 kıyı tesisini de program dışı denetime tabi tuttuk.” dedi.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

Offshore Wind Türkiye 2026, Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Sektörü İstanbul’da Buluştu

Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Derneği (DÜRED) tarafından düzenlenen Offshore Wind Türkiye 2026, 13–14 Ekim tarihlerinde Piri Reis Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. İki gün sürecek etkinlikte denizüstü rüzgâr enerjisi projeleri, Türkiye’nin sektörel potansiyeli, tedarik zinciri, gemi inşa sanayisi, liman altyapısı, denizaltı teknolojileri ve proje finansmanı gibi başlıklar ele alınıyor.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

“Kazanın En Büyük Nedeni Son Dakikadaki İletişimsizliktir”

Girne’de yaşanan katamaran kazası ve Silivri açıklarında meydana gelen gemi çatışması, denizcilik sektöründe güvenlik, iletişim, eğitim ve denetim konularını yeniden gündeme taşıdı. Kazaların ardından kamuoyunda özellikle kaptanların kararları tartışılırken, olayların yalnızca son anda verilen kararlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzak Yol Kaptanı Mehmet Murat Sarılar, deniz kazalarının arkasındaki tüm dinamiklerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. Sarılar ile kaptanlık mesleğinin sorumluluklarından köprüüstü yönetimine, teknolojinin kullanımından denizcilik eğitimine, armatör baskısından otorite ve denetim mekanizmalarına kadar kazaların önlenmesinde belirleyici olan pek çok başlığı konuştuk.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026