Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

“Türk Denizciliğinin Geleceği İçin Güçlü Milli Filo ve Güçlü Kadın Denizciler”

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Aug 2026

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında Türk denizciliğinin öncü isimlerinden biri olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Deniz Yolları İşletmesi İlk ve Tek Kadın Kaptanı ve Kadın Gemi Kaptanları, Mühendisleri ve Denizciler Derneği Kurucu Başkanı Sedef Esra Ulutürk Dinç ile bir araya geldik. Türk bayraklı yolcu gemilerinde görev yapan ilk Türk kadın kaptan olan Dinç, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılının taşıdığı stratejik önemi, kadın denizcilerin sektördeki yükselen rolünü ve Türkiye denizciliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini anlattı.

SUMMARY:
 

During the 5th Türkiye Maritime Summit, we had the opportunity to speak with Sedef Esra Ulutürk Dinç, one of the leading figures in the Turkish maritime industry, Captain at Turkish Maritime Lines (Türkiye Denizcilik İşletmeleri Deniz Yolları İşletmesi) and Founding Chairwoman of the Association of Women Ship Captains, Engineers and Seafarers. As the first Turkish woman captain to serve on Turkish-flagged passenger vessels, Dinç shared her insights on the strategic significance of the 100th anniversary of the Cabotage Law, the growing role of women in the maritime sector, and her vision for the future of Turkish shipping.

 Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Denizcilik kariyeriniz ve bugün üstlendiğiniz görevlerden bahseder misiniz? 

Türkiye'de, Türk Denizciliğinde bir ilk gerçekleştirmiş ve benden sonraki kadınlara yol açmış, cesaret vermiş, Rol Model olmuş olmanın gurur ve mutluluğunu yaşayan bir Türk Kadın denizciyim.

Türkiye Denizcilik İşletmeleri Türk Bayraklı Yolcu Gemilerinin Köprüüstünde, 90’lı yıllarda kadının adı yokken bu durumu kabullenmeyerek çok mücadele verdim ve tabuları yıktım.

90’lı yıllardan günümüze, attığımız o ilk adımlardan sonra, büyük ilerleme kayderek ülkemizde kadınlar için de popüler olan denizcilik mesleğinde; "erkek egemen sektör, erkek mesleği" algısının ve önyargıların tamamen ortadan kalkması, fırsat eşitliğinin desteklenmesi, denizcilik sektörünün her branşında ve her alanında kadınların var olması, görünürlük ve sürdürülebilirlik amacıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek kurduğumuz "Kadın Gemi

Kaptanları, Mühendisleri ve Denizciler Derneği’nin kurucu başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanıyım.

Bu yıl Kabotaj Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100. yılını kutluyoruz. Sizce Kabotaj Kanunu'nun Türk denizciliği açısından taşıdığı stratejik önem nedir? Ayrıca kadın kaptanlar açısından bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kabotaj Kanunu, Türk denizciliği açısından büyük önemi ve değeri olan bir kanun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki egemenliğinin simgesidir.

1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında deniz ticareti ve taşımacılığı üzerindeki millî hâkimiyet güçlendirilmiş, Türk bayrağının denizlerdeki varlığı ve Türk denizcisinin emeği güvence altına alınmıştır.

Bu büyük adımın arkasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsızlık anlayışı ve ileri görüşlü denizcilik vizyonu vardır.

Bu 100 yıllık sürecin en önemli boyutlarından biride; Kadınların denizcilikteki yolculuğu…

Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte kadınlara eğitim ve meslek hayatında açılan alanlar, verilen haklar ; zaman içerisinde denizcilikte de karşılığını bulmuştur.

Atatürk’ün kadınlara verdiği haklar ve Cumhuriyetin “kadın-erkek eşittir” anlayışı, Türk kadınının toplumun her alanında olduğu gibi denizcilikte de varlık göstermesinin önünü açmıştır.

Ben de Türk bayraklı yolcu gemilerinde görev yapan ilk Türk Kadın Kaptan olarak bu tarihsel dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyorum.

Bir Türk kadınının, T.C Devleti Türk Bayraklı Yolcu Gemilerinin köprüüstünde görev alması, benim için yalnızca kişisel bir başarı değil; Cumhuriyetin kadınlara açtığı yolun denizlerdeki somut bir göstergesidir.

Bugün kadın denizcilerimizin gemilerde görev almasını; Cumhuriyet’e ve eşsiz vizyonuyla Türk Kadınına bu hakları veren Atamıza borçluyuz.

Kabotajın 100. yılında, Atatürk’ün bize bıraktığı miras, yalnızca geçmişte kazanılmış bir hak değil, geleceğe karşı taşıdığımız bir sorumluluktur.

Ve inanıyorum ki önümüzdeki yüzyılda Türk denizciliğnde; kadınların sesi, emeği ve liderliği çok daha güçlü duyulacaktır.

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi, sektörün farklı paydaşlarını aynı platformda buluşturuyor. Zirveyi sektör açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tür organizasyonların sektöre hangi katkıları sağladığını düşünüyorsunuz?
Bu zirve; denizcileri, kaptanları, gemi mühendislerini, brokerleri, liman işletmecilerini, tersane temsilcilerini ve sektörün birçok farklı paydaşını aynı çatı altında buluşturan son derece değerli bir organizasyon.

Program boyunca sektörün geleceğine ilişkin önemli konular ele alındı, bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirildi. Bu tür platformlar yalnızca fikir alışverişi açısından değil, sektörün ortak vizyon geliştirmesi ve iş birliklerinin güçlenmesi açısından da büyük önem taşıyor.

Ben bu organizasyonların daha da gelişerek devam etmesini diliyorum. Hem sektörümüze hem de ülkemize önemli katkılar sağladığına inanıyorum.

Son olarak, Türk denizciliğinin geleceğine ilişkin vermek istediğiniz mesaj nedir?

En büyük temennim Uluslararası Sularda, Mavi Vatan’da Türk Bayraklı Gemilerimizin artması. Kabotaj Kanunu’nun kabulünün 100. yılında bize düşen görev; Atatürk’ün biz Türk Denizcilere emanet ettiği denizcilik mirasına sahip çıkmak ve onu daha da ileriye taşımaktır. Bunun yolu; güçlü eğitimden, nitelikli insan kaynağından, liyakatten, eşitlikten, teknolojiden, sürdürülebilirlikten ve kadınlarımızın, gençlerimizin denizlerde hak ettiği yeri almasını sağlamaktan geçiyor.

Bizim 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkemiz var, denizcilik tarihimizde destanlar yazmış gurur duyduğumuz büyük Türk Denizcilerimiz var; onların torunları olan kadın-erkek denizcileriz biz… Tarihimizden gelen gücümüzün bilincindeyiz, bu gücü geleceğe taşımak için var gücümüzle çalıştık, çalışıyoruz, çalışacağız…

Türkiye Denizcilik İşletmeleri Deniz Yolları İşletmesi Kaptanı ve Kadın Gemi Kaptanları, Mühendisleri ve Denizciler Derneği Kurucu Başkanı Sedef Esra Ulutürk Dinç

Denizcilik zirvesi

kabotaj bayramı

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

“Uluslararası Standartlara Uygun, Güvenli ve Sürdürülebilir Taşımacılık Anlayışıyla Faaliyet Gösteriyoruz”

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında, ACECHEM TANKER Uzak Yol İkinci Gemi Kaptanı Ozan Gerçek ile bir araya geldik. Türk denizciliğinin son yıllardaki gelişimini, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılının sektöre kazandırdığı farkındalığı ve denizcilik organizasyonlarının sektörün geleceğine sağladığı katkıları değerlendiren Gerçek, Türk denizciliğinin uluslararası alandaki konumunun her geçen gün güçlendiğini vurguladı.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Aug 2026

“Denizciliğin Geleceği Güçlü İnsan Kaynağıyla Şekillenecek”

Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında QSM Global Kurucusu ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kasap ile bir araya geldik. Zirvenin sektöre sağladığı katkıları, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılının taşıdığı stratejik önemi ve Türk denizciliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Kasap, özellikle gemi insanı yetiştirilmesi ve nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesinin sektörün sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynadığını vurguladı.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Aug 2026

“Türk Ticari Yatçılığının Hak Ettiği Pazar Payını Yeniden Kazanması İçin Çalışıyoruz”

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında, Tüm Yat İşletmecileri, Brokerları, Yatırımcıları ve Acenteleri Derneği (TYBA) Başkanı Serhan Cengiz ile bir araya geldik. Ticari yatçılık sektörünün mevcut durumu, Türkiye'nin Akdeniz çanağındaki rekabet gücü, Kabotaj Kanunu'nun sektöre katkıları ve Yat Charter Show'un uluslararası tanıtımdaki rolünü değerlendiren Cengiz, Türk yatçılığının yeniden hak ettiği pazar payına ulaşabilmesi için sektörün ortak vizyonla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Aug 2026