Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

“YAF Group, Türkiye’den Dünyaya Uçtan Uca Denizcilik Çözümleri Sunuyor”

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

22 Eki 2025

Denizcilik sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından biri olan YAF Group, global pazardaki geniş hizmet ağı ve çok yönlü operasyonlarıyla dikkat çekiyor. Çin, Kore, Almanya ve Dubai’deki ofis ve depoları aracılığıyla, gemi tedarikinden mühendislik ve bakım-onarım hizmetlerine, brokerlikten gemi işletmeciliğine kadar uçtan uca çözümler sunuyor. YAF Group’un stratejik uluslararası yapılanmasını, lojistik ve tedarik zinciri yönetimindeki yenilikçi yaklaşımları, dijitalleşme ve otomasyon uygulamalarını konuştuğumuz YAF Group Kurucusu Yusuf Kanıcı YAF Group’un sürdürülebilirlik çalışmalarını ve geleceğe yönelik vizyonunu anlattı.

Denizcilik sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından biri olan YAF Group, global pazardaki geniş hizmet ağı ve çok yönlü operasyonlarıyla dikkat çekiyor. Çin, Kore, Almanya ve Dubai’deki ofis ve depoları aracılığıyla, gemi tedarikinden mühendislik ve bakım-onarım hizmetlerine, brokerlikten gemi işletmeciliğine kadar uçtan uca çözümler sunuyor. YAF Group’un stratejik uluslararası yapılanmasını, lojistik ve tedarik zinciri yönetimindeki yenilikçi yaklaşımları, dijitalleşme ve otomasyon uygulamalarını konuştuğumuz YAF Group Kurucusu Yusuf Kanıcı YAF Group’un sürdürülebilirlik çalışmalarını ve geleceğe yönelik vizyonunu anlattı.

 YAF Group, Türkiye’de ve uluslararası pazarda denizcilik sektörüne sunduğu çok yönlü çözümlerle dikkat çekiyor. YAF Group’un vizyonu, misyonu ve sunduğu hizmetlerden kısaca bahseder misiniz?

 Denizcilik kariyerime 2000’li yıllarda gemilerde çalışarak başladım. 2008’de Çin’de Taizhou Marine’i, 2013’te Türkiye’de YAF Diesel’i kurarak uluslararası yapının temellerini attım. Bugün YAF Group olarak Çin, Kore, Almanya, Dubai ve Türkiye’de faaliyet gösteriyoruz.

Yeni inşa brokerliğinden bakım-onarım hizmetlerine, ekipman ve yedek parça tedarikinden gemi işletmeciliğine kadar uzanan geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Misyonumuz; müşterilerimize sadece ürün değil, uçtan uca çözüm sunmak. Vizyonumuz ise Türkiye merkezli, güvenilir bir global marka olarak denizcilikte sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlere öncülük etmek.

 YAF Group’un Türkiye, Çin, Kore gibi stratejik bölgelerdeki global yapılanması nasıl oluştu? Bu büyüme sürecinin kırılma noktaları nelerdi?

 Aslında bu sürecin temeli 2008’de yaşanan global kriz dönemine dayanıyor. O dönemde Çin’de çalışırken projelerin iptal olması beni kendi firmamı kurmaya yöneltti. Çin’de edindiğim teknik birikim ve yerel dil avantajı sayesinde hem Türk hem yabancı armatörlere hizmet vermeye başladım.

2013’te Türkiye ofisimizi açarak tedarik ve stok yönetiminde büyük bir adım attık. Bugün, Türkiye’nin en büyük stok kapasitesine sahip denizcilik yedek parça firmalarından biriyiz.

Global ofislerimiz, sadece temsil değil, aynı zamanda üretim sürecinin her aşamasını denetleyebilmemizi sağlıyor.

25 yılı aşan sektör deneyiminizle Türkiye’nin gemi yedek parça tedarikindeki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Türkiye, coğrafi olarak denizcilik için çok avantajlı bir ülkedir; ancak sektörün potansiyeline tam olarak ulaşamadığını düşünüyorum. Özellikle transit gümrükleme ve lojistik süreçlerindeki bürokratik zorluklar maliyetleri artırıyor.

Avrupa’da “Ship Spare Parts Transit” statüsüyle çok daha kolay işlem yapılırken biz hâlâ iki günlük prosedürlerle uğraşıyoruz. Bu da uluslararası rekabet gücümüzü azaltıyor.

Devletimizden beklentimiz; gemi tedarik süreçlerinin hızlandırılması ve bu alanın stratejik öncelik olarak ele alınmasıdır.

‘Yerinde denetim” ilkesine inanıyoruz ve tedarik ettiğimiz her ürünün üretim aşamalarını birebir takip ediyoruz”

 Uluslararası tedarik zincirinizin optimizasyonu ve maliyet etkinliği açısından Çin ve Kore’deki depolarınız ve ofislerinizin rolü nedir? Bu merkezlerin transit noktalar olarak işleyişi, navlun ve gümrük maliyetlerini düşürme stratejiniz ile ürün kalitesi ve güvenilirliğini yerinde denetim uygulamalarınız çerçevesinde nasıl bir etki yaratıyor?

 Yurt dışı depolarımız daha çok transit merkezler olarak çalışıyor. Çin, Kore, Almanya veya Dubai’den başka ülkelere gönderilecek parçaları bu depolarda birleştirip toplu şekilde gönderebiliyoruz.

Bu sistem hem navlun hem de gümrük maliyetlerinde ciddi avantaj sağlıyor. Ayrıca biz her zaman “yerinde denetim” ilkesine inanıyoruz; tedarik ettiğimiz her ürünün üretim aşamalarını birebir takip ediyoruz.

Bu sayede hem kalite kontrolü hem de güvenilirlik anlamında fark yaratıyoruz. Örneğin, BSKY filtresiz BWTS sisteminde olduğu gibi, 30’dan fazla üretici arasından seçim yaparken teknik detaylara bizzat yerinde inceleme yapıyoruz.

“Tuzla’daki C tipi antrepomuz ve lokal depolarımız sayesinde Türkiye’de çok güçlü bir lojistik altyapımız var”

 Operasyonel verimlilik ve maliyet optimizasyonu, denizcilik sektöründe rekabet avantajı sağlamada kritik öneme sahip. Tuzla’daki C tipi antreponuz ve bakım atölyeniz, yüksek hacimli alımlar, gümrük süreci yönetimi ve teknik müdahalelerde sağladığı avantajlarla bu bağlamda nasıl bir rol oynuyor?

 Tuzla’daki C tipi antrepomuz ve lokal depolarımız sayesinde Türkiye’de çok güçlü bir lojistik altyapımız var. Rakipler bir gemi kadar alım yaparken biz 100 gemilik alım yapıyoruz; bu da ciddi fiyat avantajı yaratıyor.

Ayrıca antrepomuzda ürünleri gümrük süreci tamamlanana kadar ücretsiz tutabiliyoruz. 50’den fazla uzman teknisyenin bulunduğu atölyemizle, gerek montaj sonrası gerek arıza durumlarında yurtiçinde ve yurtdışında hızlı çözümler sunuyoruz.

 Denizcilik sektöründe çok yönlü hizmet sunmak, tedarik zinciri yönetimi ve operasyonel karar süreçlerinde kritik bir avantaj sağlıyor. YAF Group’un mühendislik, brokerlik ve gemi işletmeciliği alanlarındaki faaliyetleri, sektöre sağladığı katma değeri ve operasyonel esnekliği nasıl güçlendiriyor?

 Evet, biz “çok yönlü hizmet grubu”yuz. YAF Engineering ile elektrik, mekanik, hidrolik ve alarm sistemleri üzerine tamir-bakım hizmetleri veriyoruz. Milestone International markamızla Çin’de yeni inşa brokerliği ve gözetmenliği ve danışmanlığı yapıyoruz; tasarımdan teslimata kadar tüm süreci yönetiyoruz.

Ayrıca Orca ve Milestone altında dört kuru yük gemisinin işletmeciliğini yürütüyoruz.

Bu yapı sayesinde hem tedarikçi hem operatör gözüyle sektöre çok yönlü bakabiliyoruz.

 Türkiye’de gemi inşa ve işletme sektörü, güvenilir tedarikçi ve hizmet sağlayıcılarla çalışarak operasyonel verimliliğini artırıyor. Türk tersaneleri ve gemi işletmecileri YAF Group’un hizmetlerinden ne ölçüde faydalanıyor?

 Türkiye’deki ve Çin–Kore hattında uğrak yapan birçok armatörle aktif çalışıyoruz. Ancak tersanelerle olan iş birliğini yeterli bulmuyorum. Aslında tersanelere de çok rekabetçi fiyatlarla kaliteli ekipman sunabiliyoruz. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda tersaneler için de güvenilir bir tedarikçi olabileceğimize inanıyorum.

“Enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm bizim için öncelikli alanlar arasında yer alıyor”

 Dünyanın gündem maddelerinden birini sürdürülebilirlik çalışmaları oluşturuyor. YAF Group’un enerji tasarrufu ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmaları neler?

 Enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm bizim için öncelikli alan.

Solid-state akü teknolojileri üzerinde çalışıyoruz; bu aküler daha hafif, daha güvenli ve hızlı şarj olabiliyor. Ayrıca yeni tasarım pervanelerle %15–20’ye varan yakıt tasarrufu elde ediyoruz.

WAP (Wind Assisted Propulsion) yani sail rotor teknolojileri üzerine de AR-GE yürütüyoruz. Amacımız; karbon salımını düşüren, çevreci çözümleri ekonomik biçimde sektörümüze kazandırmak.

 "Dijitalleşme ve otomasyon, denizcilik sektöründe operasyonel verimlilik ve sistem entegrasyonu açısından kritik öneme sahip. Dijitalleşme ve otomasyon alanında YAF Group nasıl çalışmalar gerçekleştiriyor?

 CRM sistemlerimizle müşterilerimizin tüm taleplerini dijital ortamda kayıt altına alıyoruz. Bu sistem hem süreçlerin şeffaf ilerlemesini hem de stok yönetiminin doğru yapılmasını sağlıyor. Otomasyon tarafında da SIBO, Automaskin ve JRCS gibi global markaların Türkiye temsilciliğini yürütüyoruz. Bu sayede gemi kontrol sistemleri, alarm panoları ve CPP kontrol ünitelerinde entegre çözümler sunabiliyoruz.

“Yalnızca parça sağlayıcısı değil, aynı zamanda dönüşümün bir aktörü olmak vizyonumuzun temelini oluşturuyor”

 2025 yılını geride bırakırken bundan sonraki süreç için planlarınız ve hedefleriniz nelerdir? YAF Group’u önümüzdeki dönemde nerede konumlandırmak istiyorsunuz?

 Kısa vadede hedefimiz; Türkiye’de üretim yapan, dışa bağımlılığı azaltan güçlü bir yerli üretim yapısına geçmek. Orta vadede ise Çin, Kore ve Avrupa’daki teknik altyapımızı güçlendirip YAF Group’u global bir mühendislik ve üretim markasına dönüştürmek istiyoruz.

Yalnızca parça sağlayıcısı değil, aynı zamanda dönüşümün bir aktörü olmak vizyonumuzun temelini oluşturuyor.

 Son olarak, sektördeki genç profesyonellere bir mesajınız var mı?

 Hayallerinizin sınırlarını coğrafyalar değil, cesaretiniz çizer. Disiplin, çalışkanlık ve dürüstlük sizi her zaman ileri taşır. Benim hikâyem de bunun en açık örneğidir. Genç denizcilere tavsiyem; uluslararası düşünmeyi öğrenmeleri, kültürlerarası iletişim becerilerini geliştirmeleri ve tutkularını kaybetmeden hedeflerine odaklanmalarıdır.

click to english

YAF Group , Denizcilik

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

“Uluslararası Standartlara Uygun, Güvenli ve Sürdürülebilir Taşımacılık Anlayışıyla Faaliyet Gösteriyoruz”

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında, ACECHEM TANKER Uzak Yol İkinci Gemi Kaptanı Ozan Gerçek ile bir araya geldik. Türk denizciliğinin son yıllardaki gelişimini, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılının sektöre kazandırdığı farkındalığı ve denizcilik organizasyonlarının sektörün geleceğine sağladığı katkıları değerlendiren Gerçek, Türk denizciliğinin uluslararası alandaki konumunun her geçen gün güçlendiğini vurguladı.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Ağu 2026

“Türk Denizciliğinin Geleceği İçin Güçlü Milli Filo ve Güçlü Kadın Denizciler”

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında Türk denizciliğinin öncü isimlerinden biri olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Deniz Yolları İşletmesi İlk ve Tek Kadın Kaptanı ve Kadın Gemi Kaptanları, Mühendisleri ve Denizciler Derneği Kurucu Başkanı Sedef Esra Ulutürk Dinç ile bir araya geldik. Türk bayraklı yolcu gemilerinde görev yapan ilk Türk kadın kaptan olan Dinç, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılının taşıdığı stratejik önemi, kadın denizcilerin sektördeki yükselen rolünü ve Türkiye denizciliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini anlattı.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Ağu 2026

“Denizciliğin Geleceği Güçlü İnsan Kaynağıyla Şekillenecek”

Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında QSM Global Kurucusu ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kasap ile bir araya geldik. Zirvenin sektöre sağladığı katkıları, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılının taşıdığı stratejik önemi ve Türk denizciliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Kasap, özellikle gemi insanı yetiştirilmesi ve nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesinin sektörün sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynadığını vurguladı.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Ağu 2026