Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

‘’Türk Gemi İnşa Sanayisi, Teknolojik Yenilikler ve Çevre Dostu Çözümlerle Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artırıyor”

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

01 Tem 2025

Türk gemi inşa sanayisi, son yıllarda teknolojik yenilikler ve dijital dönüşüm süreçleriyle önemli adımlar atıyor. GİSBİR (Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği), uluslararası iş birlikleri ve yenilikçi projelerle sektörü ileriye taşımayı hedefliyor. Yenilenebilir enerji kullanımı ve düşük emisyonlu gemi tasarımlarıyla çevre dostu çözümler geliştirirken, eğitim programlarıyla iş gücünü güçlendirmeye odaklanıyor. Esnek üretim yapısıyla global talep değişikliklerine hızla yanıt verebilen Türk tersaneleri, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırıyor. Gemi inşa sektöründe teknolojik yenilikler ve dijital dönüşüm süreçlerini, sürdürülebilirlik ve çevre dostu teknolojilere geçişi ve Türk gemi inşa sanayisinin uluslararası pazardaki rekabet gücünü konuştuğumuz GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran, “Türkiye gemi inşa sanayisi, esnek yapısı, çevre dostu teknolojilere odaklanması ve global talep değişikliklerine hızlı yanıt verebilme kabiliyeti ile uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmaya devam etmektedir. İş gücü kalitesini artırma ve teknolojik altyapıyı güçlendirme çalışmaları ile sektör, gelecekteki zorluklara hazırlanmaktadır.” dedi.

Gemi inşa sektöründe son yıllarda teknolojik yenilikler ve dijital dönüşüm süreçleri oldukça hız kazandı. GİSBİR olarak, bu teknolojik yeniliklerin sektöre entegrasyonu ve etkileri hakkında ne tür stratejiler geliştirdiniz? Özellikle otomasyon, yapay zekâ ve veri analitiği gibi teknolojilerin gemi inşa süreçlerindeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Gemi inşa sektöründe teknolojik yenilikler ve dijital dönüşüm süreçleri son yıllarda hız kazanmıştır. GİSBİR olarak, bu gelişmelere uyum sağlamak ve sektörü ileriye taşımak için çeşitli stratejiler geliştirdik. Bu stratejilerin odak noktası, uluslararası iş birlikleri, yenilikçi projeler ve insan kaynağımızın teknolojilere adapte olmasını sağlayan eğitim programlarıdır. Reality (VR) tabanlı dijital eğitimler geliştirdik. Bu eğitimler, çalışanlarımızın ve öğrencilerin modern teknolojilere adapte olmasını ve İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) konularında bilgi edinmelerini sağlıyor. Ayrıca, otomasyon ve yapay zekâ entegrasyonu, üretim süreçlerinde insan emeğini tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Bu durum, daha esnek ve dinamik bir üretim yapısı oluşturmamızı gerektiriyor. Türk gemi inşa sanayisi, sürdürülebilirlik ve çevre dostu teknolojilere geçiş konusunda önemli adımlar atmaktadır .

Gemi inşa sektöründe sürdürülebilirlik ve çevre dostu teknolojilere geçiş önemli bir gündem maddesi haline geldi. Türk gemi inşa sanayisinin bu alandaki hedefleri ve uygulamaları nelerdir? Özellikle enerji verimliliği, düşük emisyonlu gemi tasarımları ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanımı konusunda hangi projeler yürütülmektedir? Ayrıca, uluslararası çevre düzenlemelerine uyum konusunda nasıl bir strateji izliyorsunuz?

Türk gemi inşa sanayisi, sürdürülebilirlik ve çevre dostu teknolojilere geçiş konusunda önemli adımlar atmaktadır. Bu çerçevede sektörün hedefleri ve uygulamaları şu şekilde özetlenebilir: Yenilenebilir Enerji Kullanımı: Üye tersanelerimizin yaklaşık %30’undan fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaktadır. Özellikle güneş enerjisi projeleri büyük ilgi görmektedir. Ayrıca, I-REC sertifikası tersanelerimiz arasında yaygınlaşmakta, bu da çevresel farkındalığın artışını göstermektedir. Bu projeler, karbon emisyonlarını düşürme hedefimize büyük katkı sağlamaktadır. Düşük Emisyonlu Gemi Tasarımları: Türkiye, düşük emisyonlu gemi tasarımları konusunda dünyada öncü konumdadır. Dünyanın ilk elektrikli römorkör filosuna sahip olmakla kalmayıp, LNG yakıtlı batarya sevk sistemine sahip dünyanın ilk gırgır-trol gemisini de ürettik.

Çevre Komisyonu Faaliyetleri: GİSBİR bünyesinde aktif olarak çalışan çevre komisyonumuz, çevreci teknolojilerin kullanımını ve geri dönüşüm süreçlerinin etkinliğini artırmak için çalışmalar yürütmektedir. Çevre komisyonumuzun bu alandaki çalışmaları, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımının yaygınlaştırılmasına ve çevresel sürdürülebilirlik projelerinin hayata geçirilmesine öncülük etmektedir.

Geri Dönüşüm Projeleri: Sanayi Bakanlığı’na sunduğumuz bir projede, sektörde yoğun olarak kullanılan ancak genellikle tek kullanımlık ürünün yeniden kullanımını hedefliyoruz. Bu tür girişimler, sektördeki sürdürülebilirlik çabalarını hızlandırmaktadır. Böylece, kaynak verimliliğini artırarak çevreye olan olumsuz etkileri en aza indiriyoruz. Uluslararası Düzenlemelere Uyum: Geliştirilen ve kullanılan bu teknolojiler, Türkiye’nin gemi inşa sektöründe çevre dostu, enerji verimli ve düşük emisyonlu gemiler üretme hedeflerine katkıda bulunmaktadır. Bu sayede, uluslararası çevre düzenlemelerine uyum konusunda da önemli adımlar atılmaktadır. Sektör, enerji verimliliği, düşük emisyonlu tasarımlar ve geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı konularında önemli ilerlemeler kaydetmektedir. Sektör, iş gücü yetiştirme, teknolojik adaptasyon ve çevresel sürdürülebilirlik konularında proaktif bir yaklaşım benimseyerek geleceğe hazırlanmaktadır.

 Son yıllarda küresel gemi inşa sektörü birçok değişim ve zorlukla karşı karşıya kaldı. Türk gemi inşa sektörünün bu küresel eğilimlere nasıl adapte olduğunu ve karşılaştığı en büyük zorlukların neler olduğunu değerlendirmenizi rica edeceğim. Özellikle iş gücü, teknolojik gelişmeler ve çevresel düzenlemeler açısından ne gibi stratejiler geliştirilmiştir?

 Küresel gemi inşa sektörü son yıllarda önemli değişimler ve zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Türk gemi inşa sektörü bu eğilimlere adapte olmak ve zorlukları aşmak için çeşitli stratejiler geliştirmiştir. İş Gücü Stratejileri: İş gücü eksikliği, sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Bu konuda GİSBİR, İnsan Kaynakları Komisyonu aracılığıyla mesleki ve teknik liselerle düzenli iletişim kurmakta, mezuniyet ve kariyer günlerine katılım sağlamaktadır. Ayrıca, web sitemiz üzerinden staj yerleştirme sistemi oluşturduk ve öğrencileri sektörde tutmak için velileri de işin içine katan çalışmalar yapıyoruz. Bu stratejiler, sürdürülebilir bir iş gücü kaynağı oluşturmayı hedeflemektedir.

Teknolojik Gelişmeler: Teknolojik gelişmelere adapte olmak için sektör, 2023 yılında Gemi Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği’nce hazırlanan “Gemi ve Yat İnşa Sektörü Sürdürülebilirlik Eylem Planı’na” destek vermiştir. Bu plan doğrultusunda bir yol haritası oluşturulmuştur ve sektörde dijitalleşme hızlandırılmıştır.

 Çevresel Düzenlemeler ve Sürdürülebilirlik: Çevresel düzenlemelere uyum ve sürdürülebilirlik konusunda, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP-MAP) üyeliği ile denizcilik ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflenmektedir. Ayrıca, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde deniz ekosistemlerini korumaya yönelik “Deniz Çayırı” ekimi gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar, deniz yaşamını koruma ve çevre bilincini artırma açısından önem taşımaktadır. Bu stratejiler, Türk gemi inşa sektörünün küresel eğilimlere uyum sağlamasına ve karşılaştığı zorlukları aşmasına yardımcı olmaktadır. Sektör, iş gücü yetiştirme, teknolojik adaptasyon ve çevresel sürdürülebilirlik konularında proaktif bir yaklaşım benimseyerek geleceğe hazırlanmaktadır.

Türk tersaneleri çevre dostu gemi tasarımları ve inşa süreçlerinde öncü rol üstlenmiştir 

Türkiye gemi inşa sanayisinin uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmak için ne gibi stratejiler geliştirdiğini ve uyguladığını öğrenmek isteriz. Özellikle rakip ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’nin güçlü yönleri ve geliştirilmesi gereken alanlar nelerdir? Ayrıca, global pazardaki talep değişikliklerine nasıl yanıt verilmektedir?

Türkiye gemi inşa sanayisi, uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmak için çeşitli stratejiler geliştirmiş ve uygulamıştır. Esnek Üretim Yapısı: Türk tersaneleri, hem yeni inşa hem de bakım-onarım hizmetleri sunabilen esnek bir yapıya sahiptir. Bu özellik, global piyasa koşullarına hızlı adaptasyon sağlayarak rekabet avantajı yaratmaktadır.

Çevre Dostu Teknolojilere Odaklanma Avrupa’nın Yeşil Dönüşüm (Green Deal) hedeferi doğrultusunda, Türk tersaneleri çevre dostu gemi tasarımları ve inşa süreçlerinde öncü rol üstlenmiştir. Bu kapsamda:

• Çevreci gemi projeleri referans niteliği taşımaktadır.

• IMO’nun zorunlu kıldığı Scrubber ve Ballast Water Treatment System (BWTS) gibi sistemlerin kurulumunda etkin rol alınmaktadır.

Güçlü Yönler

 • Esnek üretim kabiliyeti

• Çevreci dönüşüme hızlı adaptasyon

 • Teknolojik gelişmelere açık yapı Geliştirilmesi Gereken Alanlar

 • Sektördeki iş gücü eksikliği

• Teknolojik altyapının güçlendirilmesi

 Bu alanlarda iyileştirme için dijital platformlar üzerinden eğitimler ve mesleki programlar devreye alınmaktadır. Global Talep Değişikliklerine Yanıt Türk tersaneleri, esnek yapısı sayesinde global pazardaki talep değişikliklerine hızlı yanıt verebilmektedir. Küresel piyasalardaki trendler yakından takip edilerek pozisyon güçlendirilmektedir.

 Rekabet Ortamındaki Zorluklar Bazı ülkelerin OECD ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarını ihlal eden sübvansiyonları, rekabet ortamında eşitsizlik yaratmaktadır. Türkiye, bu tür sübvansiyonlara sahip olmayıp, uluslararası taahhütlere tam anlamıyla uymaktadır. Sonuç olarak, Türkiye gemi inşa sanayisi, esnek yapısı, çevre dostu teknolojilere odaklanması ve global talep değişikliklerine hızlı yanıt verebilme kabiliyeti ile uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmaya devam etmektedir. İş gücü kalitesini artırma ve teknolojik altyapıyı güçlendirme çalışmaları ile sektör, gelecekteki zorluklara hazırlanmaktadır.

Dünyanın ilk e-metanol yakıt sistemine sahip açık deniz destek gemisini inşa ederek çevreci gemi tasarımı konusundaki liderliğimizi pekiştirdik.

Gisbir

Murat Kıran

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

İlgili İçerikler

“Güvenli Seyir İçin Personel Yapısı Değerlendirilmeli”

Silivri açıklarında “Tuğberk İmamoğlu” ve “Alsu” isimli ticari gemilerin çarpışmasına ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan ön bilirkişi raporunda, her iki gemi ve kaptanları açısından çeşitli kusur tespitleri yer alıyor. Uzak Yol Kaptanı Tuna Bekoğlu, ön bilirkişi raporuna dair değerlendirmelerini Sea Business World dergisiyle paylaştı. Bekoğlu, geminin güvenli seyir için yeterli personelle donatılmamasına dikkat çekti.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

“Kazanın En Büyük Nedeni Son Dakikadaki İletişimsizliktir”

Girne’de yaşanan katamaran kazası ve Silivri açıklarında meydana gelen gemi çatışması, denizcilik sektöründe güvenlik, iletişim, eğitim ve denetim konularını yeniden gündeme taşıdı. Kazaların ardından kamuoyunda özellikle kaptanların kararları tartışılırken, olayların yalnızca son anda verilen kararlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzak Yol Kaptanı Mehmet Murat Sarılar, deniz kazalarının arkasındaki tüm dinamiklerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. Sarılar ile kaptanlık mesleğinin sorumluluklarından köprüüstü yönetimine, teknolojinin kullanımından denizcilik eğitimine, armatör baskısından otorite ve denetim mekanizmalarına kadar kazaların önlenmesinde belirleyici olan pek çok başlığı konuştuk.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026

“Kazalarda Sadece İnsan Hatasına Değil, Hatanın Arkasındaki Kök Nedene Bakmalıyız”

Girne ve Silivri’de yaşanan iki farklı deniz kazası, denizcilikte seyir güvenliği, köprüüstü yönetimi, insan faktörü ve karar alma süreçlerinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Kazaların ardından ortaya çıkan değerlendirmeler, yalnızca son anda verilen kararların değil; personel yeterliliği, vardiya düzeni, iletişim, işletme politikaları ve sistemsel eksikliklerin de birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu kapsamda, KTÜ DUİM Mezunları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve QSM Global Kurucu Ortağı Kaptan Orhan Kasap ile iki kazanın oluşum süreçlerini, kaptan ve işletme sorumluluklarını, köprüüstü organizasyonunu ve denizcilik sektörünün bu olaylardan çıkarması gereken dersleri konuştuk.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

14 Eki 2026